UMUTSUZCA BEKLENEN YENİ YIL

1
405
Mete Duringa

Yıl 2018, aylardan Aralık.
Hevesle,umutla bakmak isteyip de bakamadığımız ve bakmayı bir köşeye bırakalım güzel günleri hayal bile etmeye korktuğumuz yeni bir yıla daha girmemize ramak kaldı.
Dediğimi yanlış anlamadınız sanırım;
Heves, umut, hayal, insanları hayata bağlayan birer ruh terapisinden başka bir şey değildir. Hepimiz aklımızda yaşattığımız hayal için yaşamıyor muyuz? İçimizdeki hevesi küçücük umutlara kıvılcım yapıp çırpınmıyor muyuz?

Küçücük de olsa hayali olmayan bir insan yoktur eminim.
Hepimiz istemedik mi olağanüstü güçleri?
Uçmayı, ışınlanmayı, bir şeyi kopyalamayı…
Bazı insanlar hayalleri için yaşadılar ve doğanın lütfu olan ‘bilim’ sayesinde birçok şeyi başardılar.

Bilmeyen arkadaşlar İçin bilimin tanımını yapalım. Malum ülkece birazcık uzağız bu tarz terimlere. Duymamış olmaları normal.
Bilim; fiziki ve doğal evrenin yapısının ve hareketlerinin birtakım yöntemler aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik çalışmalar bütünüdür.

Başarmak, çalışmakla olur tabi ki. Peki o halde Türk İnsanı çalışmıyor mu?
Çalışıyor; Hemde herkesten daha çok ve daha zor şartlar altında çalışıyor.
Herkesin aklına tek bir soru geliyor, tıpkı benim aklımı da işgal ettiği gibi;
Çalışıyorsak neden gelişmiyoruz?
Soruyu irdelediğinizde elle tutunabilir bir çok cevap ortaya çıkıyor. Ama en önemlisi Türk Milletinin gerici zihniyeti altında yatan heves; Şeriat ve Padişahlık!
Bu hevesin farkında olan politikacılar krizi fırsata çevirip Milletimizin kaderini tayin etmeye başladılar.
Halkı hazıra alıştırıp, bilimden, sanattan uzaklaştırdılar.

Dünyanın en büyük gelişme çağı olan teknoloji çağında yalnızca tüketim yapıp da üretime teşvik etmemek, bilakis tüketimi arttırmaya yönelik çalışmalar yapmak bilinçsizlikten başka bir şey değildir.

Milliyetçilik; yalnızca ülke ahval durumdayken kalkınmak demek değildir. Milliyetçilik; milleti her zaman ileriye götürmeye çabalamaktır, daima milletini önde tutmaktır. Bizse ikinci sınıf hatta üçüncü sınıf insanlar olarak hayatımızı sürdürmeye devam ediyoruz.
Bu kabahat Türk Milletinin değildir.
Bu kabahat İslamcılık düşüncesi altında, halkı gericiliğe iten, toplumun gelişmesini engelleyen politikanın kocaman bir meyvesidir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün güzel bir sözüyle bitirelim yazımızı.
Hayatta en hakiki mürşit İlimdir, fendir.

İlim dolu, korkusuz bir geleceğe…

1 COMMENT

  1. Mete’m yazın çok güzel olmuş. Senin gibi gençlerin çoğalması en büyük dileğimdir.
    Başarınız hiç eksilmesin. Çoğalarak devam etsin. Sevgiyle kalın.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here